|
Amerika'da yapılan bir araştırma,
erkeğin ihanetinin en belirgin beş
nedenini ortaya çıkardı. Bu araştırmaya
göre, erkek aldatmamak için her durumda
kendine 'geçerli,gerekli ve mantıklı'
bir sebep buluyor..
1-Belki kadınlara olan sevgisi
bitmiştir. Ayrılmak köktü ve zor bir
karardır. Bazı gençler bir zamanlar
sevdikleri kızlara olan duygularını
kaybettikleri zaman bunu söyleme
cesaretini kendilerinde bulamazlar. O
zaman da ikinci sevgiye yelken açarlar.
2-Belki sizinle yeterince
ilgilenilmiyor. Bazı şeyler alışkanlık
haline gelmeye başladığında
karşımızdakine ilgi ve özen göstermeye
başlarız. Bu da karşımızdakini bizden
soğutabilir. Çünkü erkekler sürekli ilgi
bekler..
3-Belki kadınlar tarafından daha
önce affedildiniz. İhanet mi ettiniz? ve
sizi affettimi? KAdınların gösterdiği
yüce gönüllülük size cesaret vermiş
olabilir.. Erkek 'bir kez affetti, bir
daha affeder' diye düşünmeye
başladığında ihanetler peşi sıra gelir.
4-Belki sürekli dırdır ediliyor
size. Erkekleri hiç dinlemeyip sürekli
kendi fikirlerini empoze etmeye
çalışıyor olabilir kadınlar. İşte o
zaman erkeklerin aklına başka kadınların
gelme ihtimali yüksektir..
5-Belki kızlar erkeklere ilgi
gösteriyor. Erkekler, kadınlar
tarafından beğenilmeye ihtiyaç duyar.
Böylece egosu okşanır. Başka kızların
kendisini beğenmesi, size ihanet etmesi
için yeterli bir sebeptir...
Anne Baba Olmanın Temel ilkeleri...
Evlilik, her kurum gibi zaman zaman
aksayan yönleri olan bir kurum, bu
aksaklıklar giderilemediğinde ise sonuç
ne yazık ki boşanmayla noktalanıyor.
Evlilik süresince aileye yeni bir birey
katıldıysa boşanma daha sancılı oluyor.
Evliliğin bitmesine yol açan sebepler
çok çeşitli olabilir, en çok görülen
sebepleri aşağıdaki gibi
sıralayabiliriz:
1. Ekonomik sorunlar
2. Eşlerin sosyal ve kültürel yapı
farklılıkları
3. Cinsel sorunlar
4. İletişim bozukluğu
5. Eşlerden birinin ihaneti
6. Aile içi şiddet
Yukarıdaki sebepler nedeniyle evlilik
sorunları yaşayan bir çiftin anne-baba
olarak da çocuklarıyla sağlıklı
ilişkiler kurabilmelerini bekleyemeyiz;
anne ya da baba ayrı ayrı çocuklarıyla
sağlıklı ilişkiler kursalar bile,
birlikte çocuklarına karşı tutarlı,
dengeli tutum ve davranışlar
sergilemekte güçlük çekeceklerdir. Bir
evliliği başa çıkılamayan, çözüm
üretilemeyen, süregen sorunlarla devam
ettirmenin çocuk üzerinde yaratacağı
olumsuz etkiler, bazen boşanmanın
kendisinin yaratacağı etkilerden daha
fazla ve yıkıcı olabilir.
Boşanmanın sebebi ve şekli, çocukların
boşanmadan ne kadar etkileneceğini
belirler;
Örneğin, anlaşmazlık (iletişim
bozukluğu) nedeniyle biten bir
evlilikle, eşlerden birinin ihaneti
sonucu biten bir evliliği
karşılaştıralım. İlkinde, eşler daha
uzlaşmacı ve çocukla ilgili sorunların
üstesinden gelmek konusunda daha akılcı
davranabilirler. İkinci durumda ise,
eşler birbirlerine karşı daha öfkeli ve
düşmanca tutumlar sergilerler, durum
böyle olunca isteseler de uzlaşmacı
olamazlar. İkinci tip boşanmalarda ise
çocuklar doğal olarak daha fazla zarar
görürler. BOŞANMA SÜRECİNDE DİKKAT
EDİLMESİ GEREKEN NOKTALAR
Sizi boşanma kararı almaya iten sebepler
ne olursa olsun, boşanma kararınızı
kesin olarak vermeden önce, aşağıdaki
konuları gözden geçirdiğinizden emin
olun;
1. Yaşadığım sorunların ve mutsuzluğumun
sebebi evliliğim, başka sorunları
evliliğime atfetmiyorum,
2. Evliliğimi kurtarmak için elimden
gelen herşeyi yaptım,
3. Bu kararı uzun sürede ve etki altında
kalmadan verdim,
4. Eşim de, ben de ilişkimize yeterince
zaman tanıdık,
5. Çocuğumuz ve ben boşanma olayından
etkileneceğiz,
6. Boşandıktan sonra ortaya çıkabilecek
yeni sorunlarla başa çıkabilecek gücüm
var,
7. Yalnızca eşimden boşanıyorum,
çocuğumdan değil (özellikle babalar
için),
8. Eşimin de benim de çocuğumuza
ihtiyacımız var, çocuğumuzun hem bana
hem eşime ihtiyacı var, o yalnız
birimize ait değil.
Kararınızı kesin olarak verdiyseniz veya
siz istemeseniz de eşiniz kesin olarak
sizden boşanmaya karar verdiyse
çocuğunuzun boşanma sürecinden
olabildiğince az etkilenmesini
sağlayabilmek için aşağıdaki maddeleri
yerine getirmeye çalışın;
1.
Boşanmanın ne olduğu ve boşanmadan sonra
anne, baba ve çocuğun yaşamında ne gibi
değişiklikler olacağı konusunda çocuğu
bilgilendirmek ve bilinçlendirmek
gerekir. Boşanma sürecinde, şehir veya
ev değiştirme, bakıcı değiştirme, yeni
bir evlilik vb. yaşam değişikliklerini
erteleyin. Yaşanması zorunlu bazı
değişiklikler varsa, bunlara kademeli
geçişler yapmaya gayret edin. Çünkü her
değişim, olumlu da olsa ekstra çaba
gerektirir ve çocuğunuz için hepsine
birden uyum sağlamak güç olabilir. Aynı
sebeple, boşanma sonrası çocuk eşlerden
hangisiyle kalacaksa, o ve çocuk ailenin
boşanmadan önce yaşadığı mekanda
yaşamaya devam etmelidir.
2.
Eşler, kendi ailelerini de toplayarak
(babaanne, hala , dayı vb.) hep birlikte
bir toplantı yapmalı ve çocukla ilgili
alınan kararlardan herkesin haberi
olmalıdır. Böylece herkes çocuk için
işbirliğinin kaçınılmaz olduğunu
hatırlatmış olur, çocuğun bu durumdan
çok etkilenebileceğinin ve bu konuda
herkesten duyarlılık beklendiğinin altı
çizilir ve kararlarda herkesin katkısı
olduğundan kurallar daha az çiğnenir.
3.
Çocuktan ayrı yaşayacak olan eş,
kademeli olarak evden ayrı kalmaya
başlamalıdır; bu süreç haftada bir
günden 5-6 güne kadar çıkarıldığında
çocuk ayrılığa daha kolay adapte olur.
Boşanmadan sonra, çocuklar her iki eşle
de sürekli ve düzenli olarak görüşmeye
devam etmelidir. Siz artık sevgili veya
karı-koca olmayabilirsiniz ama onun için
halen anne-babasınız. O sizleri beraber
tanıdı ve beraber istiyor, bunu anlamaya
çalışın ve ayrılığınıza alışması için
ona zaman verin. Çocuğunuza anne ve
babanın bibirlerinden ayrılmalarının
çocuklarından ayrılmaları anlamına
gelmediğini anlatın. Hep birlikte sık
sık biraraya gelin (Kendinizi,eşinizle
bu biraraya gelişleri kimseye açıklamak
zorunda hissetmeyin !!!).
4.
Eşler boşanmanın çocukları için olduğu
kadar kendileri için de zor olduğunu
unutmamalı ve boşanmayı bir son değil,
bir başlangıç olarak kabul etmelidirler.
Öfke, yalnızlık duygusu, depresyon,
kaygı gibi psikolojik sorunlar ortaya
çıkabilir, bunlar doğaldır, gerekirse
profesyonel yardım almaktan çekinmemek
gerekir. Kendilerini ne kadar çabuk
toparlarlarsa çocuklarına da o kadar çok
yararlı olabilirler. Unutmamak gerekir
ki, çocuklar yeni karşılaştıkları her
durumun ne denli tehdit edici olup
olmadığını anlamak için genellikle
yetişkinlerin tepkilerine bakarlar.
Sürekli ağlayan bir anne çocuğa durumun
kötü olduğu, neşeli ve çabalayan bir
anne ise her şeyin yolunda gittiği
izlenimini verecektir.
5.
Eşler çocukları kesinlikle birbirlerine
karşı kullanmamalıdır; çocuk hiçbir
şekilde taraf ve tanık tutulmamalıdır.
Yeni düzenlemelerle ilgili kararlar
alırken çocuğunuzun onayını alın ama
çocuğunuzu karar verme sorumluluğu
altında ezmeyin.
6.
Çocuk, boşanmış bir anne-babanın çocuğu
olmayı çevresine karşı bir silah gibi
kullanmamalıdır. Her konuda gereksiz
tavizler vererek çocuğun boşanmadan
alacağı yaralar yalnızca artırılır,
azaltılmaz. Her gün çikolata yemesine
izin vererek çocuğunuzun boşanma
olayından daha az etkilenmesini
sağlayamazsınız, sadece çikolataya daha
çok alışmasını sağlarsınız.
7.
Çocukla ilgili her konuda eşler
birbirleriyle çelişen davranışlarda
bulunmamaya gayret göstermeli, ortak bir
yol izlenmelidir. Babanın evinde izin
verilen bir şeye, annenin evinde yasak
konulmamalıdır.
8.
Çocuklar anne-babalarının boşanmasından
kendilerini suçlayabilirler. Bu yüzden,
boşanma sebebeinin çocukla hiçbir
ilgisinin olmadığı, bunun anne ile
babanın arasındaki anlaşmazlıktan
kaynaklandığı açıkça anlatılmalıdır.
9.
Çocuk anne-babasının yerine kimseyi
koymak istemez, buna saygı duymak
gerekir. Boþanma sonrası eşlerden biri
yeni bir ilişki yaşıyorsa çocuğun bunu
boşanmayı kabullenene kadar bilmemesi
gerekir.
10.
Boşanma sırasında, çocuklar mahkeme,
eşya dağılımı, nafaka gibi konulardan
haberdar edilmemelidir.
Anne-babası boşanmış veya boşanma
aşamasında olan bir çocukla ilişkisi
olan herkes için iki uyarı :
LÜTFEN,
1. Çocuğun yanında bu konuyu konuşmayın,
özellikle de eşlerden birinin tarafını
tutan veya kötüleyen sözler sarfetmeyin.
2. Boşanma olayını çocukla
ilişkilendirmeyin ve çocuğa bu anlama
gelen sözler sarfetmeyin;
Anne ya da babasının kendisini sevmediği
için, çok yaramazlık yaptığı için, başka
bir kadınla birlikte olmayı tercih
ettiği için vb. terkettiğini asla
söylemeyin. Bu boşanan çiftlerin
ailelerinin ve hatta kendilerinin de çok
düştüğü bir hatadır. Hernekadar bu
sözler gerekçelendirilirken “çocuk anne
veya babadan soğusun da aramasın” gibi
bir iyi niyet öne sürülüyor olsa da, bu
ne inandırıcı ne de çok akılcıdır. Bu
gibi sözlerle çocuğu teselli etmez, ona
ancak “terkedilmişlik duygusu ve/veya
suçluluk duygusu” enjekte etmiş oluruz.
Böylece çocuk terkedildiğini çünkü
sevgiye layık olmadığını, değersiz
olduğunu düşünür. Bu gibi sözlerin
çocuklarda ne kadar derin ve onarılması
zor yaralar açabileceğini düşünebiliyor
musunuz ? Anne-babalar için son uyarı :
Boşanmaya karar vermeden önce, eşinizle
birlikte hareket ederek, çocuğunuzun
boşanmanızdan olabildiğince az
etkilenmeslini sağlamak için tüm
önlemleri alsanız da, çocuğunuz bu
olaydan çok etkilenebilir. Bazen de çok
dikkatsiz davranırsınız ama çocuğunuz
fazla etkilenmez. Bunun iki sebebi
vardır; birincisi her çocuk her olaydan
aynı oranda etkilenmez, ikincisi olayın
etkileri eşit olsa bile tepkiler ve
tepkinin zamanı farklı olabilir.
Buna ilaveten, boşanma olayı çocukları
kuşkusuz etkiliyor, ancak çocuklar
olayın kendisinden çok, oluş biçiminden,
süreç içerisinde yaşananlardan
etkileniyorlar. Çocuklara birşeyi
anlatmanın bin çeşit yolu var. Önemli
olan çocuğumuz için doğru olan yolu
bulabilmek. Bizim çocuğumuz için, bizim
koşullarımızda doğru olan bir yol, bir
başka çocuk için onun koşullarında doğru
olmayabilir. Çocuğunuzu boşanma sürecine
hazırlama konusunda profesyonel yardım
almaktan çekinmeyin lütfen, bunu
utanılacak bir şey olarak görmeyin. Bunu
yaparken de olabildiğince erken, boşanma
kararı almadan veya hemen sonrasında
yapın. Bu arada, boşanma aşamasında
çocukları için profesyonel yardım
alırken, iletişim sorunlarını
çözebildiğini görerek, evliliğini
sürdürmeye karar veren çiftlerin
sayısının da çok olduğunu hatırlatmak
isterim.
|