|
Adetli veye lohusa
kadınla cinsel ilişkinin kefareti nedir ?
Allah Resulu buyuruyor:
"Karısıyla hayız halinde, adetin ilk
günlerinde ilişkide bulunursa bir dinar, son
günlerinde bulunursa yarım dinar sadaka
verir."
Fıkıh kitaplarında, "Eğer kan kırmızı veya
siyah ise bir dinar, sarı ise yarım dinar
sadaka vermesi müstehap olur" denilmektedir.
Eğer bir müslüman adet halindeki hanımıyla
ilişkide bulunmuşsa önce tevbe etmesi
gerekir. Sonra da yukarı da belirtildiği
üzere fakirlere sadaka vermesi gerekir. Bu
sadkayı her iki taraf da verir.
Adetten sonra
yıkanmadan cinsel ilişki
Hanefi
alimlerine göre, adet hali olan kadının
hayız süresinin en çoğu olan on gün geçerse,
kan da kesilirse yıkanmadan cinsel ilişkide
bulunabilinir.
Şafii ve Maliki alimlerine göre ise,
yıkandıktan sonra cinsel ilişkide
bulunabilinir.
Bazı alimlere göre de yıkanması gerekmez,
yalnız cinsel organının yıkamakla cinsel
ilişki helal olur.
Bu farklılık "Onlar temizleninceye kadar
yaklaşmayınız" (Bakara Suresi: 222)
ayetindeki temizlik anlayışından
kaynaklanmaktadır. İmam-ı azama göre
buradaki temizlik hayzın kesilmesi demektir.
Dolayısıyla adet bitiminden sonra yıkanmadan
cinsel ilişkide bulunmak caizdir. Ancak
yıkanmak müstehaptır.
Arefeyi bayrama
bağlayan gece cinsi münasebet olur mu?
Bunda bir günah yoktur. Fakat o geceyi
ibadetle geçirmek daha güzeldir.
Kadına Arka Organdan
Yaklaşmak
Kadına
arka organdan temas ne şekilde olursa olsun
kesinlikle haramdır. Şayet kadın bu işe razı
olacak olursa, o da büyük günaha ortak olur.
Eşler arası bile olsa anal ilişki livata
olarak adlandırılmış olup, yasaklanmıştır.
Cenab-ı Hak buyuruyor:
"Sana kadınların ay halini sorarlar. De ki:
O, bir rahatsızlıktır. Bu sebeple ay halinde
olan kadınlardan uzak durun. Temizleninceye
kadar onlara yaklaşmayın. Temizlendikleri
vakit, Allah'ın size emrettiği yerden onlara
yaklaşın. Şunu iyi bilin ki, Allah tevbe
edenleri de sever, temizlenenleri de sever.
Kadınlarınız sizin için bir tarladır.
Tarlanıza nasıl dilerseniz öyle varın.
Kendiniz için önceden (uygun davranışlarla)
hazırlık yapın. Allah'tan korkun, biliniz ki
siz O'na kavuşacaksınız. (Yâ Muhammed!)
müminleri müjdele!" (Bakara Suresi : 222-
223) .
Cinsel ilişki çocuğun çıktığı yerden olmak
şartıyla ister kadının yüzü dönük olsun
size, isterse arkası, Cenab-ı Hak (C.C.)
helal olan yere ekin tarlası diyor. Yani
çocuk yetişen doğum olan yer, bunun dışında
herhangi bir yerden varmak haramdır.
Allah Resulu buyuruyor:
"Kadınlara arkadan varmayınız."
"Kadınlara arkadan yaklaşana lanet
edilmiştir."
"Allah'ın size emrettiği yerden kadınlara
yanaşın."
Erkeğin cinsel organının sünnet kısmı
kadının arka organına sokulmasıyla bu haram
işlenmiş olur.
Karısının tenasül uzvunu bırakıp da livata
edenlere, şiddetli tazir lazım olur.
Cinsel Görevden
Kaçınma
Kadının cinselliğinden yararlanmak
kocanın hakkı olduğu gibi, erkeğin
cinselliğinden yararlanmak da kadının
hakkıdır.
Cenab-ı Hak buyuruyor:
"Erkeklerin kadınlar üzerinde hakları olduğu
gibi, kadınların da erkekler üzerinde
hakları varsır. Erkeklerin kadınlar üzerinde
hakları bir derece daha fazladır." (Bakara
Suresi : 228)
Bu ayette bahsedilen bir derece, cinsellik
konusunda değildir. Cinsellik konusunda
erkek-kadın eşittir. Erkeğin bir derece daha
haklı olduğu konu onun kadını gözetmesi,
malını koruması, onu idare etmesi, ailenin
yükünü çekmesi açısındandır.
Allah Resulu buyuruyor:
"Kadın kocasının izni olmadan (farz oruç
dışında) oruç tutar da orucu sebebiyle
kocasının arzularını karşılamaktan kaçınırsa
Allah ona üç haram işin günahını yükler."
"Kişi cinsel ilişkide karısını çağırdığı
zaman karısı ocak başında yemek pişiriyorsa
da kocasının davet cevap versin."
"Kişi karısını yatağa çağırdığı zaman (bir
özrü olmadan) kadın gelmekten kaçınır,
kocası da bu sebeple ona kırgın olarak
gecelerse, melekler sabaha kadar o kadına
lanet ederler."
"Size cennetlik kadınları tanıtayım mı?
Onlar bir hata ettikleri veya kocaları
tarafından bir haksızlığz uğratıldıkları
zaman kocalarına karşı: "Seni hoşnud
etmedikçe uyumayacağım diyebilen kocalarına
düşkün kadınlardır."
Aynı şekilde kocanın cinselliğinden
yararlanmakda kadını hakkıdır. Bu hakkını
almasına yardımcı olmak da kocasının
görvidir. Kocanın bu görevini yapmaması, onu
suçlu ve günahkar yapar. (Tefsir-i Kurtubi
3/124) Hatta koca cinsel görevini yapamadığı
zaman kadın mahkemeye başvurup
boşanabilinir. bu hak erkeğe de verilmiştir.
Cinsel ilişki
Başlangıç Safhası: Terketmek erkek için
kabalık, kadın için eziyettir. Beş duyudanda
faydalanmalıdır.
Görme
İlişki öncesi gözler cinsel hisleri tahrik
edecek şeyleri görmeli.
Vakit gece ise, fazla ışıklı olmaması,
ışığın söndürülmesi veya ışığın az olması
uygundur.
Kadında veya erkekte ister giyinik ister
çıplak olsun gözleri rahatsız edecek, az-çok
soğukluk etkisi yapacak görüntüler olmamalı.
Kadının -dışarıya değil- erkeğine karşı
süslenmesi gerekir.
Duyma
İlişki öncesinde can sıkıcı sözler olmamalı
Gönül alıcı fısıldaşmalar, tatlı bir sohbet
en azından sevgi dolu birkaç söz.
Koklama
Güzel kokular etkileyicidir. Bu inceliği
bilen kadın, o anda güzel kokularla
kokulanmayı da ihmâl etmez.
Bedenin temizliği ve hoş olmayan kokudan
arınmış olması da yeterlidir.
Eşlerin temiz vücudlarından birbirine
verdiği fıtrî ve tabii kokunun, başlıbaşına
te'sirli bir gücü vardır.
En çok rahatsız edici kokular, ağız kokusu
ile ağır ter kokusudur.
Vücudda fazla ter toplayan koltukaltı ve
kasık bölgeleri, haftada bir tıraş edilmeli
ve yıkanmalıdır.
Tatma
Dişler fırçalanmalı veya misvâklanmalıdır.
Ağızda soğan sarmısak veya sigara kokusu
rahatsız edicidir.
İlişki başlangıcında ağız bölgesinin, dil ve
dudaklar çevresinde yaptığı temaslar da,
tatma hissinden gerekli zevki almaya
yeterlidir..
Dokunma ve Okşama:
İlişkiye hazırlanmada "aşk oyunları" denilen
en te'sirli yöntem vücudun çeşitli yerlerine
yapılan dokunma ve okşama işidir. Bunun için
önce yeteri kadar soyunmuş olmalıdır.
Üst vücudda bir iç elbisesinden başkasını
bırakmamak, hattâ vaziyete göre, yatak
içinde soyunmuş olmak, ilişki zevkinin
ziyâdesiyle yaşanmasını sağlar.
Dokunma ve okşama vazifesi, kadından çok
erkeğe düşer.
Kadında omuz ve dizlerden mahrem yerlere
kadar birçok bölge, okşanmaya karşı
hassastır. Temas ve taramalar, çevreden
merkeze doğru kayarak, kadında asıl temâs
için kuvvetli bir arzu belirinceye kadar
devam etmelidir.
Hassas Bölgeler:
Öpüşme : Hem cinsel beraberliği başlatır,
hem de orgazma varmada önemli bir rol oynar.
Dudaklar ve dil, en duyarlı bölgelerdendir.
Özellikle alt dudakların ve dilin emilmesi,
kadınlar için cinsel hazzı artırıcı etki
uyandırır.
Klitoris : Bu, kadınlık organının üst
tarafında bulunan bir çıkıntıdır. Cinsel
uyarma sonucu kabarır. Kadın vücudunun en
duyarlı noktası olduğu için, hafifçe
okşamalıdır!
Göğüsler : Kadınların meme uçları adeta
birer klitoris görevi görür ve uyarılmaları
kadına büyük haz verir. Aynı şekilde,
memelerin koltuk altlarına doğru uzanan yan
kısımları ile iki memenin ortası, bir de
altlarındaki yuvarlıklar, hassas ve uyarıya
açık bölgelerdir.
Diğer Bölümler : Bacak araları, göbek
yuvarlağı, kulaklar, boyun, ense, sırt.
Okşama Şekli
İlişkiden önce, hassas bölgelerin hafif
okşamalarla tahrik edilmesi gerekir.
Okşamaya, en hassas bölgelerden başlanmaz.
Daha az hassas bölgelerden başlayarak, en
hassas bölgelere, merkeze doğru kaydırılan
yumuşak bir okşama idealdir.
Oral Seks
Son zamanlarda, sapık kimseler arasından
yaygınlaşmıştır.
Oral seks denilen, erkeklik uzvunu kadının
ağzına alması dini açıdan çok çirkindir.
Oral seks sağlık açısındanda tehlikelidir.
Aids hastalığının bu yolla da bulaştığı
tespit edilmiştir
Erkeğin kadının organını öpmesi yalaması da
aynı derecede tehlikeli ve çirkin bir
harekettir.
İlişki Safhası
Şehvet hislerinin iyice uyanmasıyla, kadının
mahrem bölgesinde birleşmeyi kolaylaştırıcı
mezi denilen sıvı çıkar.
Kadın o anda cinsî his bakımından zayıf olur
veya yeterince tahrîk edilmemiş bulunursa,
böyle bir sıvı görülmez.
Eşler, arzu ettikleri temas şeklini tercih
ederler.
Temas safhasında en mühim mes'ele, erkeğin
acele etmemesidir.
O halde erkek, zaman zaman duraklamalar ve
ihtiyatlı tavırlarıyla, sondaki "orgazm"
durumuna gelmeyi geciktirmeli, bu noktada
kadınla beraberliği sağlamaya çalışmalıdır.
Esas itibariyle birleşmenin sorumluluğu da
erkeğe düşer. Erkek, birleşmeye doğru
yönelirken, kadının bunu anlayacağını
sağlayacak hareketler yaparak onu
hazırlamalı, aynı zamanda da, yavaş
hareketlerde bulunarak "birleşme" durumuna
geçmelidir.
Birleşme sırasında da, kararlı ama yumuşak
olmaya çalışmalı, tedricen yaklaşmalı,
başlangıçtaki yavaş hareketlerin temposunu
yavaş yavaş artırmalıdır.
Yeterli ön hazırlık ve aşk oyunları
izlenince, uygun bir birleşme, birleşmenin
en önemli noktası olan "birleşmede orgazm"
veya "aynı anda orgazm" denen sonucu sağlar.
Orgazmın verdiği yorgunluk ve "uyuşukluk"
içinde, çok yavaş hareketlerle öpüşme ve
okşamaları sürdürmek, bu arada da hafif ve
müşfik bazı sözler söylemek, eşler için hem
orgazmın tam doyumuna vardırıcı, hem de
onları rahatlatıcı olur.
Cinsi ilişkinin baştan sona normal bir bütün
hâlinde, onbeş-yirmi dakika sürmesine
ihtiyaç vardır. Bu müddet, duruma göre
uzayıp kısalabilir.
Boşanmadan sonra erkek, hemen çekilmemeli,
bir müddet daha kadınla berâber kalmalıdır.
Orgazmdan sonra genel olarak erkekler,
baştakine benzer bir sevgi ve ilgi
göstermeyi ihmâl ederler. Kadın ise bu ândan
sonra da, sevgi kucağında bir miktar daha
eğlenmeyi arzular. Bu kısa bekleşmenin
ihmâli, kadının canını sıkar.
Erkek, eşinin bu ândaki haklı arzusunu da
ondan esirgememelidir. Son safhadaki bu
tabiî arzuya cevap vermek için, yerine göre
bir kendine çekiş, kucaklayış, bir bûse ve
okşayış da kâfi gelebilir.
Pozisyonlar
Evlilik hayatı boyunca cinsî münâsbetlerin,
şeklen değişmeyen bir vaziyette devam etmesi
bıkkınlığa sebeb olabilir. Bunun içindir ki,
zaman zaman farklı şekil ve vaziyetleri
kullanmaya ihtiyaç görülür.
Zamanla değişen lüzum ve ihtiyaca göre,
kadına zahmet vermeden daha uygun vaziyetler
seçmek, (sırtüstü, yanüstü, dizüstü çeşitli
haller) eşlerin tercihine kalmıştır.
Genel tercîhler kadın altta yüzyüze ve malûm
vaziyette olmakla beraber - döl yolundan
olmak şartıyle- çeşitli şekiller mümkün ve
meşrûdur.
Birincisinde kadın sırt üstü yatar, erkek
kadına yüzü dönük olarak üstten yaklaşır. En
uygun olanı budur.
İkinci pozisyonda ise, kadın üstte olur ve
serbestçe hareket ederek cinsî temasta motor
rol oynayabilir.
Orgazma, boşalmaya yakın pozisyon
değiştirmek iyi olur. Boşalma anında kadının
üste olması her ikisine de sıkıntı verir.
Boşalma esnasında kadının altta erkeğin üste
olup, boşalmadan sonra bir müddet o halde
kalmaları eşleri rahatlatır. Fakat bütün
ağırlık kadının üzerine verilirse, rahat
olması gereken hassas bir zamanda kadına
sıkıntı verilmiş olur. Bunun için erkeğin
diz ve dirsekler ile yataktan destek alıp
yükünü hafifletmesi gerekir.
Cinsel İlişkide
Eşlerin Başkalarını Hayal Etmeleri
Eşler
cinsel ilişkide bulunurken erkek hanımını
tanıdığı güzel bir kadın diye hayal etmesi,
kadının da kocasını başka bir erkek diye
hayal ederek sevişmesi, cinsel ilişkide
bulunması haramdır.
İbn-i Abidin bu, suyu şarap olarak düşünüp
şarap niyetiyle içmeye benzer. O, haram
olduğu gibi bu şekilde cinsel ilişkide
haramdır. (İbn-i Abidin:6/372))
Bu tür davranışları ailelerin yıkılmasına
sebep olacağı için İslam yasaklamıştır.
Cinsel İlişkide
Müstehab ve Mekruhlar
Müstehab Olanlar
Eûzü-Besmele'yle başlamalıdır.
Niyet zinâdan korunmak ve hayırlı evlat
yetiştirmek olmalıdır.
Başlamadan önce, kadınla kâfi miktâr
oynaşmak ve kadında kuvvetli bir arzu
belirdikten sonra başlamak gerekir.
Acele etmemeli, kadının da tatmin olması
beklenilmeli
İlişki bitince hemen çekilmemeli, biraz daha
birlikte kalmalıdır.
Tekrar ilişkide bulunmak veya uyumak için,
hemen avret yerlerini yıkamalıdır.
Ayrıca abdest almak veya gusletmek lâzım
değilse de iyi olur.
Cinsel ilişkiden sonra hiç biri yapılamazsa
hiç olmazsa yatak avuç içi ile silinmelidir
ki....
Pazartesi ve cuma geceleri olması iyidir.
Diğer geceler de câizdir.
Mekruh Olanlar
Kıbleye ayak dönmek.
Yorgan ve benzeri bir örtü olmadan, açık
olarak çırılçıplak olarak cinsel ilişkide
bulunmak.
Tam ilişki hâlindeyken konuşmak, gülmek,
sesi yükseltmek Konuşma ve fısıldamalar,
başlangıç sırasında olmalıdır
Eşinin ve kendinin avret uzvuna bakmak.
İhtiyaç hâlinde karı koca birbirine tepeden
tırnağa bakabilir.
Kamerî ayların ilk, orta ve son gecelerinde
cimâ etmemelidir!
Eşler arasında geçen cinsî ilişkilerle
ilgili mahrem sırların başkalarına ifşâ
edilip yayılması haramdır.
Cinsel İlişkiden Önce
Besmele Çekmek
Cinsel ilişkiden önce besmele çekmek
müstehaptır. Sonra şu duayı okur:
Bismillhi, allahumme cennibna-ş şeytane ma-rezektena"
Bu müstehap ve cinsel ilişkinin
edeplerindendir.
Erkek Hanımının
Göğsünden Süt emse
Kadının
memesinden süt emmek veya içmek, süt anne ve
süt evlatlığı için yeterli değildir.
Süt emen kişi iki yaşını doldurmamış olması
gerekir. Bu itibarla hanımının göğsünü emen
erkeğin süt evladı olması düşünülemez.
Bir erkek hangi sebeple olursa olsun,
hanımının memelerinden emse zevciyat
hayatlarını devam ettirmelerine bir engel
teşkil etmez. Günah değildir.
Evlilikte Cinsel Hayat
Cima,
kadınla erkeğin cinsi temasta bulunmasıdır.
İslamiyet, müminleri evlenmeye teşvik
etmiştir. Evlilik sayesinde cisi arzular
tatmin edilir, iffet ve namuz korunur,
neslin devamı mümkün olur.
İslam'a göre cimâ'ın da bir takım adabı
vardır. Bunlar; birleşmeden önce euzü-besmele
çekmek; örtü altında olmak; kıbleye karşı
olmamak; aybaşı halinde yapmamak, dübürden
sakınmak, kadına yumuşak davranmak; o da
ihtiyacını giderinceye kadar terketmemek;
ikinci defa ilişkide bulunacaksa eteğini
yıkamak; gecenin başlangıcında ilişkide
bulunacaksa uyumadan önce yıkanmak, hiç
değilse abdest alıp öyle uyumak; sevgi ve
ilgiyi artırıcı hareketlerde bulunmak.
Cenab-ı Hak buyuruyor:
Kadınlarınız sizin için bir tarladır.
Tarlanıza nasıl dilerseniz öyle varın.
Kendiniz için önceden (uygun davranışlarla)
hazırlık yapın. Allah'tan korkun, biliniz ki
siz O'na kavuşacaksınız. müminleri
müjdele!.(Bakara Suresi :223)
İslam cinsi arzuların meşru yoldan
giderilmesini ister. Kadına dübürden
yaklaşılma yasaklanmıştır.
Cenab-ı Hak buyuruyor:
Sana kadınların ay halini sorarlar. De ki:
O, bir rahatsızlıktır. Bu sebeple ay halinde
olan kadınlardan uzak durun. Temizleninceye
kadar onlara yaklaşmayın. Temizlendikleri
vakit, Allah'ın size emrettiği yerden onlara
yaklaşın. Şunu iyi bilin ki, Allah tevbe
edenleri de sever, temizlenenleri de
sever."(Bakara Suresi :222)"
Bu bildiğimiz tenasül yoludur. Arka yoldan
yaklaşmak doğru değildir.
Peygamber Efendimiz buyuruyor:
Hanımına arka yoldan yaklaşan kimse lanete
uğramıştır.
Erkeğe veya veya kadına arka yoldan yaklaşan
kimseye Allah, rahmet bakışıyla bakmaz"
Eşler arası dahi olsa anal ilişki livata
olarak adlandırılmış ve yasaklanmıştır. (2)
Son yüzyıllarda Batı dünyasında slogonlaşan
cinsi serbestli akımı, bir çok sapıklığın,
doğal olmayan ilişkileri iğrenç zevklerin
yayılmasına, önü alınmayan hastalıkların,
ruhi bunalımların baş göstermesine yol
açmış, hatta bundan bütün dünya ülkeleri
zarar görmeye başlamıştır. İnsanların cinsel
ihtiyaç ve isteklerini gayrimeşru yoldan
karşılayan, sömüren yeni yeni ticari
faaliyet alanları ve sektörler ortaya
çıkmaktadır. Toplumumuzda evlilik içi
huzursuzluk ve tatminsizliklerde de bu dış
yayın ve telkinlerin önemli payı vardır. (2)
Cinsi münasebetten sonra gusletmek farzdır.
Fuhuş -
Fahişe
Fuhuş, bir
meslek ya da alışkanlık olarak para ya da
başka değerler karşılığında genellikle eş ya
da arkadaş dışındaki kişilerle ve hemen hiç
ayrım gözetmeksizin cinsel ilişkide
bulunmadır. Fuhuş kelimesi, gayri meşru
cinsel ilişkiyi, gerek söz ve gerekse
fiillerdeki her türlü çirkinliği,
edepsizliği, hayasızlığı, söz ve
davranışlarda sınırı aşmayı kapsayan bir
tabirdir.
Her türlü ahlaksızlık, homoseksüellik, kötü
huykluluk, çıplaklık, açıklık, terbiyesizce
konuşma, bu ahlaksızlıkları toplum içinde
yaymaya çalışmak, karşı cinslerin birbiriyle
diledikleri gibi eğlenmeleri aynı şekilde
fuhuş terimini kapsar.
Çevremizde zina eden kadınlar, bu adla
adlandırmak yaygın isede, kelimenin kapsamı
bundan çok daha geniştir. Allah'ın,
yapılmasını yasakladığı her şey bu kelimenin
şümulüne girer. Ancak biz burada konuyu zina
anlamında ele alacağız.
Fahişeler, çoğunlukla ekonomik durumları
kötü, geçimlerini sağlayacak becerilerden
yoksun ve evli olmayan kadınlar arasından
çıkar. Çoğu kadın fuhuş ve bağlantılı suçlar
ortamına erken yaşta çekilir. Fahişeler
çoğunlukla bir kadın simsarı, genelev ya da
randevu evine bağlı olarak çalışırlar.
Kazançlarının büyük bölümünü de kalacak yer,
randevu sağlanması ve korunma karşılığında
paylaşmak zorunda kalır. Sağlık sorunları
arasında gelişigüzel cinsel ilişki yoluyla
kapılan zührevi hastalık, uyuşturucu
alışkanlığı ve ruhsal problemler
sayılabilinir.
Erkek fuhşu çoğu toplımda kamuoyunun
dikkatini daha az çekjer. Heteroseksüel
erkek fuhşu (erkeklerin kadınlara satılması)
çok enderdir. Buna karşılık son yıllarda
özellikle büyük kentlerde homoseksüel erkek
fuhşu yaygınlaşmaktadır.
Cenab-ı Hak buyuruyor:
Zinaya yaklaşmayın. Zira o, bir
hayâsızlıktır ve çok kötü bir yoldur. (Isra
Suresi /32)
Resulullah buyuruyor:
Bir milletin içinde zina (fahişe) ortaya
çıkıp nihayet o millet, bu suçu aleni olarak
işlediğinde, mutlaka bulaşıcı ve onlardan
önce gelip geçmiş milletlerde vuku bulmamış
hastalıklar yayılır. (Ibn-i Mace, Fiten, 22)
Hz.Lut (a.s.)'ın kavmi arasında yaygın
olduğu bilinen "homoseksüellik" fahiş
günahlardan sayılmış ve bu suçu işleyenlere
çok büyük cezalar verilmiştir.
Cenab-ı Hak buyuruyor:
Lût'u da (peygamber olarak kavmine
gönderdik.) Kavmine şöyle demişti: Göz göre
göre hâla o hayâsızlığı yapacak mısınız?
Siz, ille de kadınları bırakıp şehvetle
erkeklere yaklaşacak mısınız? Doğrusu siz,
beyinsizlikte devam edegelen bir kavimsiniz!
Kavminin cevabı sadece: "Lût ailesini
memleketinizden çıkarın; çünkü onlar (bizim
yaptıklarımızdan) uzak kalmak isteyen
insanlarmış!" demelerinden ibaret oldu.
Bunun üzerine onu ve ailesini kurtardık.
Yalnız karısı müstesna; onun geride
kalmasını takdir ettik. Onların üzerlerine
müthiş bir yağmur indirdik. Bu sebeple,
uyarılan (fakat aldırmayan) ların yağmuru ne
kötü olmuştur! (Neml Suresi 54-58)
İsalam'da fuhuş kınanmış, bunu yapanlara
dünya ve ahirette büyük cezalar verilmiş,
zina yapanlar erkek ve kadın ancak bir
müşrik veya kendisi gibi zinakara layık
görülmüş toplum da bu gibilerei dışlamış,
kınamış ve aşağılamıştır.
Cenab-ı Hak buyuruyor :
Zina eden erkek, zina eden veya müşrik olan
bir kadından başkası ile evlenmez; zina eden
kadınla da ancak zina eden veya müşrik olan
erkek evlenir. Bu, müminlere haram
kılınmıştır. (Nur Suresi 3)
Diğer Din ve Kültürlerde Fuhuş
Bazı eski kültürlerde fuhuş genç kızlar için
bir ergenlik ayini ya da çeyiz edinme aracı
olarak zorunluydu.
Budizmde ifuhuş yasaklanmışdı.
Eski Yunanlılar ve Romalılar arasında
fahişeler ayırt edici giysiler giymek ve
ağır vergiler ödemekle yükümlü tutulurdu.
Ortaçağ Avrupa'sında kilise yöneticileri
tövbekar fahişeleri topluma kazandırmak ve
onları evlendirmek için yaptığı girişimler
farklı bir sonuca ulaştı. Fuhuş hoş
görülmeye başlandı, yasalarla korundu,
ruhsata bağlandı ve vergi gelirlerinin
önemli bir kaynağı oldu. Bütün avrupa da
genelevler açıldı. İngilterede başlangıçta
ruhsatlarıda Winchester piskopaslarının
vermeside çabası.
Asya'da, kadın ticareti belirgin bir yayılma
eğilimi göstermektedir.
Çoğu doğu ülkesinde fuhuş daha çok kentlerde
görülmesine karşın, Hindistan'da fahişelerin
çoğunluğu kırsal kesimdedir.
Yahudilerin ve Hristiyanların Mukaddes
Kitabı'nın Çıkış bölümünde (20/13-15)
Hz.Musa'nın Allah'tan getirdiği emirler
sayılırken ikinci sırada fuhuş zikredilmiş
ve "zina etmeyeceksin" denilmiştir.
Hristiyanların Mukaddes Kitabı Matta'ya göre
(5/27-30) Hz.İsa "Ben Musa'nın
getirdiklerini yıkmaya değil tamamlamaya
geldim" diyerek meşhur on emri teyid etmiş
ve arkasından şunları söylemiştir: "Zina
etmeyeceksin.... Bır kadına şehvetle bakan,
gönlünde ona zina etmiştir. Sağ gözün
sürçmene sebep olursa onu çıkar ve at; çünkü
bu, vücudunun bütünün cehenneme girmesinden
daha hayırlıdır. Sağ elin sürçmene sebep
oluyorsa onu kes ve at; çünkü vücudunun
bütününün cehenneme girmesinden bu daha
hafiftir..."
Gerdek Gecesi
Evlenmiş karı
ve kocanın ilk defa bir araya geldikleri
gece. Bu buluşmanın özelliği, kadın ve erkek
için daha önce bilinmesi mümkün olmayan
maddi ve manevi mahremiyetin ortadan
kalkmasıdır. çünkü o geceden önce, ayrı
dünyalarda yaşayan iki insan, birbirlerine
yaklaşarak, aynı hayatı paylaşma durumuna
gelmişlerdir. Bunun da ötesinde, aile olarak
belirli hak ve görevleri "fiilen yaşama"
olayını başlatmışlardır.
Gerdek gecesini, sadece cinsi yönden iki
farklı cinsin birbirlerini tanıması olarak
görmemesi gerekir. bu beraberlik aynı
zamanda, manevi ve hissi bir bütünleşmeninde
başlangıcı olmaktadır. Olgunluk seviyesine
gelen iki gencin, onmdan sonraki
hayatlarıbelirli bir ölçü ve plan dahilinde
sürecektir. Bu bakımdan gerdek gecesi; son
derece ciddi ve ağır sorumluluklarla dolu
bir hayatın başlangıç anıdır. Tek kelime ile
bir planlama kararının verileceği zamandır.
İki çift paylaşacakları hayatta birbirleri
için düşündüklerini açıkça anlatacak ve
karşılıklı olarak yekdiğerinden beklediği
tavır ve davranıştan konuşacaklardır.
Gerdek, İslami bir olaydır. Çünkü gerdek
olayında gözümüze çarpan olağanüstü durum,
kadın ve erkeğin meşru ölçüler içersinde bir
araya gelmesi ve evlilik gibi büyük bir
hadisenin düşünülüp, tartışılarak
gerçekleştirilmesidir.
Gerdek olayında, birbirlerini uzaktan
tanıyan iki çiftin yakın bir temas ile ve
ciddi bir ortamda karşısındakini ölçülü bir
şekilde değerlendirmesi sözkonusudur. Çünkü
evlilik ile yeni bir hayata başlangıçta,
karşıdaki insan bütün özellikleri ile
tanınmak durumundadır. İslami mahremiyetin
olmadığı durumlarda ve günümüz gibi
kadın-erkeğin birbiriyle ölçüsüz ve ve gayri
ciddi bir araya gelmesi hali, gerdek olayına
gerek duyurmamaktadır. Çünkü olayda ne bir
mahremiyet, ne de geleceğe dönük ciddi bir
hesap bulunmaktadır. Taraflar; ya
kendilerini bekleyecek akibetlerden
habersizdirler veya biraraya gelişlerinde
sadece "cinsel tatmin" ağır basmaktadır.
Dolayısıyle bazan bu tür gayri meşru
ilişkilerde "evlilik" gibi bir müesseseye
bile ihtiyaç duymayan insanlar
görülmektedir. Tabi ki bu tür ilişkilerin
sonu, büyük acılar ve felaketlerle
bitmektedir.
İslam'daki evlilik, cinsi duyguların dini
bir program çerçevesinde ve beşeri aşkın en
temiz özellikleri ile biçim kazanmasıdır.
Elbette ki bu temiz ve saf beraberlik,
gerdek gecesi gibi başkalarının malumu
olmayan ruhi ve bedeni birlikteliğe ihtiyaç
duyacaktır.
Erkek Hamile
Hanımı İle Ne Zamana Kadar İlişkide
Bulunabilir?
Sağlık
açısından kadının durumunu göz önüne alarak,
kadına ve çocuğa zarar vermemek şartıyle
cinsel ilişkide bulunabilinir. İslam, böyle
bir müddet tesbit etmemiştir. Sağlık
açısından bir mani yoksa İslam açısından da
yoktur.
Göz Zinası
Allah Teâlâ
şöyle buyuruyor:
"(Ey Resûlüm), Mümin erkeklere söyle,
gözlerini haramdan beri alsınlar ve
ırzlarını zinadan korusunlar. Bu kendileri
için daha temizdir. Muhakkak ki Allah,
onların bütün yaptıklarından haberdardır.
Mü'min kadınlara da söyle, gözlerini
haramdan sakınsınlar, ırzlarını korusunlar,
ziynetlerini (süslerinin takılı olduğu
boğaz, gerdan, baş, kol, bacak ve kol gibi
yerlerini) göstermesinler. Ancak bunlardan
görülmesi zaruri olan (yüz, el ve ayaklar)
müstesnadır. Baş örtülerini yakalarının
üstüne koysunlar..."
(Nur Suresi : 31)
Yukarıdaki ayetler erkek olsun kadın olsun
bütün müslümanlara zinanın haram kılındığını
bildirmektedir. Ayrıca, yine hem erkek hem
kadınlara, kendilerini zinaya götürecek
davranışlardan sakınmaları emredilmektedir.
Yine bu ayetlerden insanı zinaya sürükleyen
en önmeli şeyin şehvetle namahreme bakmak
olduğu öğrenilmektedir. Bu nedenle Allah
Teâla, erkek kadın bütün müminlere gözlerini
haramdan sakınmalarını, yani namahreme
bakmamalarını emir ve tavsiye buyurmuştur.
Bakış zinanın başlangıcıdır. Bunun için gözü
korumak mühimdir, "Bakıştan ne olur" diyerek
bu konuda aldırmazlık gösterenler sonunda
büyük felaketlerle karşılaşırlar. Kasdi
olmayan ilk bakıştan, kişi sorumlu
tutulmamıştır. Fakat tekrar tekrar bakmak
yasaklanmıştır.
Bu konuda Hz.Peygamber şöyle buyurmaktadır:
"Birinci bakış, sana ama ikincisi
aleyhinedir."
Yabancı erkek ve kadınların birbirine göz
kırpmaları, kadının gözlerini süzmesi,
gözlerin zinasıdır.
Şurası unutulmamalıdır ki; şehvetle bakışın
"zina" olarak ifadesi hakiki manada cinsi
temasla meydana gelen zina olmayıp, belki
zinaya götüren en önemli sebeplerden biri
olduğunun anlatılması sebebine bağlıdır.
Bunun için "göz ve dil zinası" olarak
bildirilen durumların "hakiki zina" ile bir
tutulması mümkün değildir.
Bir göz ki, anın olmaya ibret nazarında Ol
sahibinin düşmanıdır baş üzerinde
|