|
|
|
Kısırlık |
|
|
| |
|
KISIRLIK |
Kısırlık Sorunu
Çiftlerin
yaklaşık %15'inde görülen çocuk
sahibi olabilme sorununda, sadece
erkeğe bağlı faktörler %20 olup,
ayrıca yaklaşık %40 vakada da
erkekteki sorun, çiftin çocuğunun
olmamasına katkıda bulunmaktadır..
Böylelikle, çocuk sahibi olmakta
zorluk yaşayan çiftlerin %
50-60'ında, erkekteki bir sorunun
kısmen de olsa sebepler arasında yer
aldığı söylenebilir. Erkekte
kısırlıkla ilgili sorunlar, çok
büyük bir çoğunlukla yapılan sperm
tahlilinden anlaşılabilirse de, bazı
durumlarda özel tetkikler
gerekebilir.
Yukarıdaki oranlar göz önünde
bulundurulduğunda çocuk sahibi
olmakta zorlanan her çiftin
erkeğinin, eşi ile eş zamanlı olarak
bir Ürolog-Androlog tarafından
değerlendirilmesi gerekliliği açıkça
ortaya çıkar. Erkek kısırlığına,
bazıları ilaç veya ameliyatla tedavi
edilebilen, bazıları tedavi
edilemeyen, bazıları ise
tanımlanamayan çok değişik etkenler
sebep olabilmektedir. Tedaviler
sonucu birçok erkeğin sorunu
giderilerek normal cinsel ilişki ile
çocuk sahibi olmaları
sağlanabilmektedir. Tedavisi olmayan
durumların saptanması halinde ise,
çift gereksiz tedavilerin ekonomik
yükü ve stresinden kurtarılabilir.
Erkek kısırlığı, bazı hallerde altta
yatan ve hayatı tehdit eden ağır bir
hastalığın da ilk bulgusu olabilir.
Genetik sorunlardan kaynaklanan
kısırlık vakalarında, tüp bebek
uygulamaları sonucu elde edilecek
çocuğun sağlığını etkileyecek
genetik anomaliler de saptanabilir.
Kısırlık açısından erkeğin
değerlendirilmesi, ilk aşamada
Ürolog-Androlog ile yapılan bir
görüşme ve doğru şartlarda
verilerek, W.H.O. ( Dünya Sağlık
Örgütü ) kriterlerinde
değerlendirilen iki adet spermiogram
tetkiki ile başlatılır. Ülkemizde
birçok alanda olduğu gibi,
laboratuar tetkiklerinde ve
özellikle Androloji alanındaki
tetkiklerde de büyük bir çoğunlukla
belirli standartların uygulanmaması,
incelemenin kalite kontrol altında
yapılmaması, uygun olmayan şartlarda
verilen spermin doğru protokollerle
değerlendirilmemesi yapılan kısırlık
tetkiklerinin önemli oranda
yanıltıcı sonuçlar vermesine sebep
olmaktadır.
Bu ilk
basamak değerlendirmede gerek
görüşme, gerekse muayene veya sperm
testinde sorun belirlenmesi halinde
daha detaylı tetkiklere
geçilecektir. Bu tetkikler spermle
yapılan daha detaylı tetkikler,
hormon analizleri, ultrasonografi ve
bazı diğer radyolojik ve genetik
testler olabilir. Yapılan
tetkiklerin tamamlanması sonucu
erkeğin sperm sayı, hareketlilik ve
kalitesini arttırarak, dölleme
kapasitesini yükseltecek tedavilere
geçilir. Bu aşamada, eşin
tetkiklerini yapan Jinekolog ile
konsülte edilerek çiftin en kolay,
ekonomik ve doğal yoldan çocuk
sahibi olabilmesi için uygulanacak
tedavi basamakları saptanır.
Kısırlık sorunu olan erkeklerin bir
kısmı, eksikliği saptanan
hormonların yerine konması veya ilaç
tedavisi ile uygun hormonal yapısı
olan hastalarda sperm üretiminin
arttırılması ile tedavi edilebilir.
Sperm tahlilinde hiç sperm hücresine
rastlanmayan hastalar detaylı
tetkikler ile değerlendirilerek
testislerde sperm üretimi olup
olmadığı veya spermin geçtiği
kanallarda tıkanıklık varlığı
araştırılır. Testislerinde sperm
üretimi olduğu halde, spermiogram
tetkiklerinde hiç sperm hücresine
rastlanmayan hastaların birçoğunun
özel mikrocerrahi veya endoskopik
yöntemlerle tedavi edilerek normal
cinsel ilişki yolu ile çocuk sahibi
olmaları sağlanabilir. Ayrıca
toplumdaki erkeklerin %15'inde ve
kısırlık tanısı ile müracaat eden
erkeklerin %40'ında saptanan
varikosel ( testis damarlarında
genişleme, varisleşme ), sperm
üretimini bozan en önemli
etkenlerden biridir. Varikosel,
testislerde ısı artışı ve
toplardamarlardaki kullanılmış kanın
testise geri akımı sonrası testis
içi mikro-dolaşımı etkileyerek sperm
üretimini bozar.
Değişik ağırlık derecelerinde
görülebilen varikoselin, tanısı
muayene ile ve çeşitli radyolojik
tetkiklerle konulabilir. Bu konuda
uzman bir kişinin muayenesi ile
saptanmayan sadece doppler
ultrasonografi ile gösterilen
varikoselin ameliyatının herhangi
bir faydasının olmadığı
gösterilmiştir. Bazen ağrı sebebi de
olabilen varikosel, genelde bir
sağlık sorunu olmayıp sadece çocuk
sahibi olmak isteyen erkeklerde
saptandığı takdirde önem taşır.
Ergenlik çağında başlayan varikosel
testislerin gelişmesine de engel
olabilir, bir an önce tedavisi
gereklidir. Varikosel, sperm
üretimine olan etkisini yıllar
içerisinde gösterir. Ülkemizdeki
gibi erkeklerin genç yaşta evlenmesi
halinde varikoselden çok fazla
etkilenmeden bir çocuk sahibi
olabildikleri, daha sonraki yıllarda
ise ikinci bir çocuk sahibi olmayı
istediklerinde yıllar içinde artarak
süregelen varikosel etkisi nedeni
ile ikinci çocuğa sahip olamamaları
da sık görülen bir durumdur.
Varikosel mikrocerahi yöntemler
kullanılarak, başarı ile tedavi
edilebilen; en sık rastlanan erkek
infertilitesi sebebidir. Tanısı
doğru olarak konulan ve mikrocerrahi
yöntemlerin başarılı uygulaması ile
tedavi edilen varikosel vakalarında
spermiogram değerlerinde %80'in
üzerinde istatistiki anlamlılık
gösteren düzelme sağlanır. Bu
hastaların % 40-50'si başka bir
tedavi gerektirmeden çocuk sahibi
olabilirler. Geri kalanların önemli
bir kısmı ise rahimiçi aşılama (IUI)
gibi, tüp bebek uygulamasından daha
kolay ve ekonomik bir yöntemden
faydalanabilir düzeye
ulaşacaklardır. Ayrıca, tüp bebek ve
mikroenjeksiyon tekniklerinde de
sperm hücrelerinin dölleme
yeteneğini azaltan varikoselin
ortadan kalkmasıyla başarı
oranlarının artabileceği
bilinmektedir. Kısırlık sorunu olan
erkeklerde, varikosel teşhisinin
gerek muayene ve doppler
ultrasonografi yöntemlerinin hatalı
uygulanmaları sonucu gerekse ticari
kaygılar ile gereğinden fazla
konulduğunu bilmekteyiz. Özel
mikrocerrahi tekniklerin
kullanılmasıyla gerçekleştirilen bu
hassas operasyon yerine uygulanan
diğer eski teknikler ve başarısız
uygulamalar sonucu varikosel
ameliyatı geçiren hastaların
yaklaşık %40'ında varikosel ortadan
kalkmamakta bir kısmında ise
düzeltilmesi mümkün olmayabilecek
daha ciddi sorunlar ortaya
çıkabilmektedir. Fayda oranı %80
lerin üzerinde olan varikosel
ameliyatının gereksiz ve başarısız
uygulamaları sonucu bu oran %20 lere
dek inmiştir. Bu nedenle ameliyat
önerilen kişilerin konuyu etraflıca
tetkik ederek uzmanlar ile konsülte
etmeleri uygundur.
Çeşitli ilaç tedavileri,
mikrocerrahi veya endoskopik
müdahaleler sonucu normal cinsel
ilişki ile çocuk sahibi olamayan
fakat yeterli düzelme sağlanan
vakalarda rahimiçi aşılama yöntemi,
özellikle PAF-IUI ilk seçilecek
yardımlı üreme tekniğidir. Tüp
bebek-mikroenjeksiyon yöntemlerine
göre daha basit, ekonomik,
komplikasyonsuz ve benzer başarı
oranlarına sahip olan bu yöntemde
eşin adet döneminde daha fazla
yumurta üretmesi ilaçlarla sağlanır
ve uygun zamanda erkek laboratuarda
sperm verir. Erkeğin verdiği
spermlere uygun fizik ve kimyasal
ortamlarda hareketlilik
kazandırılır, dölleme yeteneğine
sahip olabilecekler seçilerek uygun
ortamda iletildikleri Jinekolog
tarafından rahim içine özel bir
kanül ile enjekte edilir. Bu
yöntemde her denemede yaklaşık
%20-25 hamilelik şansı vardır (
tamamen normal insanlarda adet
dönemi başına hamilelik şansı
%35'tir ). Bu kolay ve ekonomik
yöntem, eşin takibi ve sperm
hazırlama işlemlerinin doğru şekilde
uygulanmasıyla 4 adet dönemi
süresince denenmelidir. Bu yöntemden
sonuç alamayan veya bu yönteme uygun
spermiogram değerlerine sahip
olmayan erkekler için son çare bir
tüp bebek yöntemi olan ICSI ( Intra
Cytoplasmic Sperm Injection )
uygulanmasıdır. Mikroenjeksiyon adı
da verilen bu pahalı ve zor yöntem
tüm sakıncalarına rağmen eskiden
çocuk sahibi olamayacağı düşünülen
fakat testislerinde çok az sayıda da
olsa spermi olan erkekler için bir
şans doğmasını sağlamıştır. Son
zamanlarda hiç sperm hücresi olmayan
erkekler için de kopyalama ve diğer
hücrelerden döl hücresi elde etme
gibi ümit vaad eden çalışmalar
yapılmaktadır.
Bebeği olmayan çiftler
öncelikle ne yapmalı ? Erkek mi
kadın mı ilk olarak doktora
başvurmalı?
Çocuğu olmayan çiftler aynı süreçte
tetkik edilmelidir. Kadınlar bir
Kadın-Doğum uzmanı erkekler ise bir
Üroloji-Androloji uzmanı tarafından
eş zamanlı olarak
değerlendirilmelidir. Bu iki uzmanın
iletişim içinde olmaları da çok
faydalıdır. İlk başta direkt olarak
özel bir tüp bebek merkezine gitmek
doğru değildir. Tüp
bebek-mikroenjeksiyon yöntemlerine
başvurmadan daha kolay ve ekonomik
olarak birçok çift tedavi edilerek
çocuk sahibi olabilmektedirler.
Erkek kısırlığının nedenleri
ve çeşitlerini maddeler halinde
anlatır mısınız?
Erkek kısırlığı çok çeşitli
nedenlerden ortaya çıkabilir:
hormonal nedenler, genetik-ailevi
nedenler, geçirilmiş iltihabi
hastalıklar, geçirilmiş ameliyatlar,
doğumsal anormallikler, çevresel ,
kimyasal etkenler vb. En sık görülen
ve mikrocerrahi ile olumlu sonuç
alınabilen bir neden de yumurtalık
damarlarında varisleşme-yani
varikoseldir.
Bir erkek başvurduğunda ne
gibi aşamalardan geçiyor ?
Androloji uzmanı kendisiyle konuşur
detaylı birtakım bilgiler alırız. Bu
bilgiler çocukluğundan itibaren
geçirdiği hastalıklar, ameliyatlar,
gençliğinde geçirdiği önemli
hastalıklar, kadınlardan kapmış
olabileceği viral ve mikrobik
hastalıklar olabilir. Ayrıca meslek
yaşamıyla ilgili içinde bulunduğu
çevre ile ilgili bilgileri alınır.
Kullandığı ilaçlar ve eşi ile
ilişkisinin sıklığı öğrenilir.. Bu
sözlü muayene bittikten sonra
muayene gerçekleştirilir ve birçok
net olabilecek sorunlar bu muayene
sonucunda ortaya çıkar.
İkinci aşamada ise kişinin menisi,
spermleriyle ilgili testler,
laboratuar tetkikleri istenir.
Gerekirse bazı hormon, kan testleri
ve bir takım genetik tetkikler
istenebilir. Ultrason, MR gibi
görüntüleme tekniği ile yapılan
testlere de gerek duyulabilir.
Erkek kısırlığı ilaçlara
bağlı olabilir mi?
Eroin, morfin gibi maddelerin
kullanımı ve vücut geliştirme
çalışan insanların doping için
aldıkları maddeler, çocuk olmasını
engelleyebilir ve zorlaştırıcı
etkilerde bulunabilir. Bu tip
ilaçlar kasları kuvvetlendirmek
adına vücudun normal hormonal
düzenini bozar, dışarıdan bol
miktarda vücuda alınması sonucu
bunların vücutta üreten hücreler ve
sistemler zayıflayarak devre dışı
kalabilir.
Erkeğin çalıştığı ortamın
kısırlık üzerinde etkisi var mı?
Aşırı sıcak ortamda olanlar ve petro-kimya
türü kimyasalların dumanı ile iç içe
olanlar kısırlık tehlikesi ile karşı
karşıya kalırlar. Çeşitli boya ve
kimyasalların kanserojen etki
gösterdiği de bilimsel açıdan
kanıtlanmış bir gerçektir.
Hangi meslek grupları risk
altında?
Çok sıcak ortamlarda ve sürekli
oturarak çalışanlarlar; örneğin
fırıncılar, cam ve döküm
atölyelerinde çalışanlar, tellaklar
ve uzun süre hiç kalkmadan otomobil
kullananlar.
Şişmanlık kısırlık nedeni
mi?
Eğer şişmanlık hormonal bir etkiden
kaynaklanıyorsa ve obesite
boyutlarında ise etkili olabilir.
Vücuttaki hormonal dengesizlik
spermlerde de etkisini gösterir.
Sigara kısırlık nedeni
olabilir mi?
Sigara sperm yapısı üzerinde olumsuz
etki yaratır. Yapılan geniş sayıda
araştırmalarda sigara kullanan
erkeklerde bu tip sorunların daha
fazla olduğu gözlemlenmektedir.
Alkol kullanımı kısırlık
nedeni mi?
Hayır sosyal anlamda alkol
kullanımının spermler üzerinde bir
etkisi yoktur. Alkol de uzun süreli
ve sık kullanımında sorun yaratır.
Ancak sigara alkolden daha
zararlıdır.
Kısırlığın başka nedenleri
var mı?
Çocuğu olmayan erkeklerin bir
kısmının nedeni de ideopatiktir,
yani kısırlıklarının nedeni belli
değildir. Bunlar sadece bünyevi
durumlar olup herhangi bir
açıklaması yoktur. Gerçi yıllar
içinde birçoğunun genetik kökenli
olduğu ortaya çıksa da bazılarının
yine de nedenleri tam olarak
anlaşılamamıştır.
Erkeklerde kısırlık
nedenlerinden biri olan kanal
tıkanıklığı nasıl oluşur?
Tüplerde tıkanıklık 4 farklı sebebe
bağlıdır.
1-Zaman içerisinde gelişen kistlere
bağlı olarak tıkanıklıkortaya
çıkabilir.
2- Doktor eliyle yani vazektomi
denilen bir doğum kontrol yöntemi
sonucu tüplerin bağlanmasıyla
gelişebilir.
3- Doğumsal olabilir. Genetik
nedenlerle nakil yolları olan
tüplerin kısmen veya tamamen
gelişmemesi sonucu ortaya çıkar.
4- Cinsel yolla bulaşan bazı
hastalıklar sonucu da bu kanallarda
tıkanmalar oluşabilir. Gonore (bel
soğukluğu) gibi kadınlardan cinsel
ilişki ile kapılan hastalıkların
tedavi edilmemesi sonucu kısırlık
ortaya çıkabilir.
Tıkanıklık nedeni olan kısırlıkları
artık özel mikrocerrahi ve
endoskopik yöntemler ile çoğu vakada
başarı ile giderip normal yolla
hamile kalınması sağlanabilmektedir.
Cinsel yolla bulaşan
hastalıkları kişi kaptığı günlerde
anlayamaz mı? Sadece çocuk sahibi
olamadığında mı anlaşılır?
Bu hastalıklar her zaman olmasa da
çoğu kez belirti verir; mesela idrar
yaparken yanma, tıpkı nezledeki gibi
idrar yolundan akıntı olması gibi.
Bu hastalıkların ilerlemesine
yetersiz tedavi de sebep olmaktadır.
Eczaneden veya kulaktan dolma
tavsiye ile bilinçsizce alınan
ilaçlar hastalığı tam olarak tedavi
etmeyebileceğinden hastalık idrar
yolundan prostat ve testislere
ilerleyerek kısırlığa yol
açabilmektedir. Tüberküloz yani
verem hastalığı da kısırlık
yapabilir.
Kabakulak kısırlık yapar mı?
Kabakulak hastalığını ergenlikten
sonra geçiren erkeklerin yüzde
30'unda yumurtalıkta şişme ortaya
çıkar; virüs yumurtayı da etkiler
Eğer çift taraflı olursa ve döl
hücreleri üreten yumurtalar tamamen
zarar görürse kısırlık ortaya
çıkar.. Bu hastalığı çocuklukta
geçirmeyenlerin ergenlik dönemi ve
sonrasında kabakulak aşısı olmaları,
eğer hastalığa yakalanırlarsa da
yumurta iltihabını önleyen ilaçlar
kullanmaları gerekir.
Tüm bu kısırlık nedenleriden
hangileri tedavi edilebilir?
Erkek kısırlığının en sık rastlanan
ve tedavisi mümkün olan nedeni
varikoseldir. Ergenlikte başlayan
yumurta damarlarındaki varisleşme
giderek ilerler ve spermlerin sayı,
hareketlilik ve dölleme gücünü
zamanla düşürür. Geç kalınmadan ve
özel mikrocerrahi teknik ile
ameliyat edilerek ortadan
kaldırılabilir. Mikrocerrahi
yöntemin başarısı %99 un üzerinde
olup hastaların %80 i ameliyattan
fayda görür. Eski yöntemler ile
başarısız varikosel ameliyatı
geçirenlere de mikrocerrahi teknik
ile düzeltme ameliyatı yapılabilir.
Son 10 yılda yaklaşık 2000 kişiye
uyguladığımız bu yeni yöntem ile
birçok hasta doğal yoldan çocuk
sahibi olmuştur. Ayrıca bu teknik
ile aşılama ve tüp bebek yapılması
gereken hastalarda da döllenme
oranları artmaktadır. Meni
kanallarında tıkanıklık saptanırsa
bunu ortadan kaldırıcı mikrocerrahi
ya da endoskopik ameliyatlar da
yapılabilmektedir. Sonuç alınamayan
durumlarda basamaklı olarak yardımlı
üreme teknikleri uygulanır.
Öncelikle erkeğin sperm üretimini
maksimum düzeye çıkarılır daha sonra
bir aşılama yada tüp bebekle
döllenme sağlanır. Hormon eksikliği
olanlarda ise ilaçlarla tedavi
mümkündür.
Aşılama ne demek?
Erkeğin laboratuarda meni vermesi
sonucu en iyileri seçilip bazı
kimyasal maddeler ile hareketlilik
arttırılır. Aynı şekilde kadının da
yumurta sayı ve kalitesi ilaçlarla
artırdıktan sonra aşılama işlemi bir
Kadın-Doğum uzmanı muayenehanesinde
aşılama yapılabilir. Anesteziye
ihtiyaç olmadan erkeğin spermi bir
çeşit enjektörle kadının rahmine
bırakılır ve spermlerin yumurtayı
döllemesi beklenir. Bu yöntem hem
erkek hem de kadın kısırlığında
kullanılır. Varikoseli olanların bu
işlem öncesi tedavisi başarı şansını
arttırır. Aşılama ve bu konuda
hamilelik oranlarını arttıran yeni
bir teknik olan PAF-IUI hakkında
detaylı bilgiyi www.cocukistiyoruz.com
da bulabilirsiniz.
Sperme bağlı kısırlık
sorunları nelerdir?
Miktar azlığı, kıvamı bozukluğu,
hücre hareketliliğinde düşüklük,
hücrelerin ölü olması ve iltihap
gibi nedenler olabilir. Sperm
hücrelerinde yapısal bozukluk da
görülebilir. Bunlar göz ile
saptanamaz uzman Androloji
laboratuarlarında mikroskopik analiz
ile bu konuda özel eğitimli
teknisyenler tarafından
değerlendirilir.
Yaş kısırlık nedeni mi?
Sadece kadınlar değil erkekler de
35-40'lı yaşlarda cinsel fonksiyon
açısından düşüşe geçerler fakat yaş
doğurganlık açısından erkekler için
önemli bir sorun teşkil etmez. Ancak
varikoseli olan kişilerde, yaşla
birlikte bu hastalık ilerlediğinden
ilerleyici kısırlık etkisi olabilir.
Normal bir erkek ömrünün sonuna
kadar, 80'li yaşlarda bile baba
olabilir.
Kimin çocuğu olmaz?
Yumurtasında hiç sperm hücresi
olmayan erkekler çocuk sahibi
olamaz. Ancak ilerleyen teknoloji ve
kök hücre çalışmalarının gelişmesi
ile bu sorunun da ortadan kalkacağı
öngörülmektedir. Vücuttan elde
edilen kök hücre sperm hücresine
farklılaştırılarak yumurtasında dahi
hiç sperm hücresi olmayanların çocuk
sahibi olabilmeleri için çalışmalar
yapılmaktadır. Klonlama yani
kopyalama tekniğinde ise sadece
çiftlerden birinin genetik materyali
kullanıldığından doğacak çocuk ortak
bir ürün olmayıp çiftlerden birinin
genetik kopyası olmaktadır.
Erkek kısırlığı yüzde kaç
olarak görülüyor?
Dünya Sağlık örgütü'nün rakamlarına
göre infertilite yani kısırlık
sorunlarının %30’u erkeklerden olup
ayrıca %20 vakada da kısmen erkeğin
etkisi saptanır. Evli çiftlerin
yaklaşık %15’inde çocuk olma sorunu
vardır.
Türkiye'de yapılamayan
kısırlık tedavileri var mı?
Hayır, her ameliyat ülkemizde başarı
ile yapılabilmektedir. Hatta vaka
çokluğu nedeni ile başarı oranları
en ileri merkezlerin üzerinde
gerçekleşebilmektedir. Hastalara
düşen bu konuda gerçekten uzman olan
kişilere ulaşmak, sadece maddi kaygı
ile yapılan ticari uygulamalardan
sakınmaktır.
Çocuğum olmuyor diyen bir
erkeğin nereye başvurması gerekiyor?
Üroloğa hatta bir Androloğa
başvurması gerekiyor. Androloji iki
kollu bir bilim dalıdır. Bir kolu
kısırlık yani infertilite diğer kolu
da impotans. Yani erkeklik
sorunlarıyla ilgilidir. Çiftler
direk tüp bebek merkezlerine değil
önce doktorlara başvurarak tedavi
olmalıdır. Böylelikle birçok basit
sorun tedavi edilir, doğal yoldan
çocuk sahibi olunabilir. Tüp bebek
gibi pahalı ve komplikasyonlu bir
yöntem sadece gerek duyulan
çiftlerde ve son çare olarak
uygulanmalıdır. Mesela yumurtasında
kanser başlangıcı olan bir erkeğin
sperm sayıları azalır ve bu kişi bir
Ürolog tarafından görülmeden tüp
bebek uygulamasına girer ise hayatı
tehlikeye girer. Aynı şekilde basit
bir girişim ile düzelecek bir sorun
da atlanabilir.
Önce erkek mi kadın mı
doktora başvurmalıdır?
Aslında her ikisinin de aynı anda
başvurması gereklidir fakat önce
erkeğin tetkiklerinin yapılmasında
fayda vardır. Kültürel yapımız
gereği kısırlık söz konusu olduğunda
hep kadınlar doktora gönderilmekte,
erkekler ancak en son aşamada
gitmekte yada hiç doktora gitmemeyi
tercih etmektedirler. Öncelikle
kadınların kısırlığı son aşamasına
kadar araştırılmakta hatta gereksiz
yere birçok tedaviler
uygulanmaktadır. Çocuğu olmayan bir
erkek önce Androloji konusunda uzman
bir Üroloji uzmanına, bir Androlog’a
başvurmalıdır. Önce muayene, özel
sperm ve hormon tetkikleri
gerçekleştirilir.
Erkek kısırlığında tedavi basamaklar
halinde uygulanır; başlangıçta basit
ve sebebe yönelik tedaviler tercih
edilir. Sorun tam olarak ortadan
kaldırılarak çiftin evlerinde
hamilelik sağlaması için ilaç
tedavisi, mikrocerrahi, endoskopi
uygulanabilir. Kesin tedavi olamasa
bile erkeğin bu tedaviler ile
durumunun kısmen düzelmesi
sağlanarak yardımlı üreme
tekniklerinden daha yüksek başarı
ile faydalanabilecek hale gelmesi
sağlanır. Uygun çiftler kocanın
laboratuarda hazırlanan spermlerinin
jinekolog tarafından eşe verilmesi
(aşılama-inseminasyon) yönteminden
fayda görebilir iken durumu daha
ağır olanlara mikroenjeksiyon-tüp
bebek uygulaması son çare olarak
gerekebilir. Mikrocerrahide uygun
kişilerde fayda oranı %80 olup
hamilelik %40’a varabilmektedir.
Aşılamada deneme başına % 20, tüp
bebekte %25 hamilelik
sağlanabilmektedir.
Günümüzde tam kısırlik durumu çok
daha nadirdir. Mikrocerrahi,
endoskopi ve yardımlı üreme
teknikleri ile eskiden netice
alınamayan durumlarda bile çiftler
çocuk sahibi olabiliyor. Erkekler
suçu eşlerine atmak yerine kendileri
de detaylı tetkik olmalıdır. Normal
gibi görünen tek bir sperm tahlili
yeterli değildir. Ayrıca çocuk
sahibi olan bir erkeğin zaman
içinde-örneğin varikosel etkisi ile-
çocuk sahibi olamaz hale gelmesi de
mümkündür. Kısırlık tedavisinde
yurdumuzda tüm ileri tetkik ve
tedaviler uygulanabilmektedir. Fakat
kalite kontrolü ve tedavinin
basamaklı yapılması ilkelerine
uyulmayabilmektedir. Birçok tetkik
ve tedavi çoğu zaman gerekli
kalitede gerçekleştirilmemektedir.
Ayrıca ticari amaçlar nedeni ile
çiftler gereken tetkik ve basit
tedaviler denenmeden pahalı ve ciddi
anne ve çocuk sağlığı
komplikasyonlarına yol açabilecek
tüp bebek denemelerine ilk adım
olarak başlatılabilmektedirler. Çok
kolay ve ekonomik çözümler
denenmeden ve bilhassa erkek
tedaviler ile en uygun hale gelmeden
tüp bebek yöntemine geçilmemelidir.
Mikrocerrahi, endoskopi ve ilaç
tedavileri birçok çifti tüp bebeğe
gerek kalmadan çocuk sahibi
yapabilmekte, en azından tüp bebek
uygulamasındaki başarı şansını
arttırmaktadır. |
|
|
|
|
| |
|
|