|
Liposuction (yağ alma
ameliyatı) hakkında en fazla yanlış bilginin
dolaştığı ameliyat. Bir yandan yağ alma (liposuction)
ameliyatının insanları öldürdüğüne, sağ
kalanlarda da yağ almaya bağlı olarak eğri
büğrü yerler kaldığına dair sağlam bir kanı
var.
YAĞ ALMA AMELİYATI, LIPOPLASTY,
LIPOSCULPTURE, LIPOSHAPING, LIPOSUCTION
Diğer yandan da liposculpture, liposhaping
gibi isimler altında bambaşka bir ameliyat
yapılıp harikalar yaratıldığı anlatılıyor.
Hâlbuki sonuçta yapılan hep aynı işlem, yani
Liposuction (yağ alma ameliyatı).
Nereden başlayalım ben de şaşırıyorum. Ama
önce “lipo” ile başlayan her şey hakkındaki
bildiklerinizi bir kenara koyun. En baştan
özetlemeye çalışacağım:
LİPOSUCTİON (YAĞ ALMA AMELİYATI) NEDİR?
Liposuction en büyüğü kurşun kalem
kalınlığında içi boş borucuklar (kanüller)
ile deri altındaki yağ dokusunun
emilmesidir. Kanüller deriye birkaç
milimetrelik kesiklerden sokulduğu için iz
neredeyse hiç kalmıyor. Emme işlemini yapan
da bu kanülün arkasındaki hortuma bağlı
aspiratör denilen, iri bir elektrikli
süpürge boyunda bir vakum alet. Daha az
kullanılan bir teknikte makine olmadan büyük
enjektörler ile ve el gücü ile kanüldeki
yağın emilmesi. İki teknik arasında çok
önemli bir fark yok, tamamen cerrahın
kişisel tercihi diyebilirim.
Bu ameliyatta asıl amaç yağları almaktan çok
yağların içinde depolandığı yağ hücrelerini
almaktır. Bir insan ergenliğe ulaştıktan
sonra vücudundaki yağ hücresi sayısı
değişmez. Kilo alınırken de yağların nerede
depolanacağı o bölgedeki yağ hücresi
sayısına bağlıdır. Örneğin bir hanımın
basenlerinde bir milyon yağ hücre varsa ve
siz ameliyat ile bu sayıyı beş yüz bine
indirebilirseniz ileride ne kadar kilo
alırsa alsın bu hanımın yeniden basenleri
olmayacaktır. Ameliyatın bu tarafını anlamak
çok önemlidir.
Bir kaç teknik terimden de bahsedeceğim:
ULTRASONİC LİPOSUCTİON: Yağları
almadan önce özel bir alete bağlı,
liposuctionda kullandıklarımıza benzeyen bir
borucuk ameliyat bölgesinde dolaştırılıyor
ve bu borucuğun yaydığı ultrasonik
titreşimler ile yağlar yumuşatılıyor. Daha
sonra liposuction işlemi her zamanki gibi
yapılıyor. Daha yumuşamış yağların alınması
kolaylaşıyor. İlk zamanlarda bir mucize
olarak görülmüştü ama şimdi gerekliliği
tartışılıyor. Türkiye’de bu tekniği
kullanabilen çok az kişi var (zaten alet
sayısı da çok az) ve ben de bunlardan
biriyim ama gitgide daha az kullanır oldum.
Özetle illa ultrasonic liposuction talep
etmenize gerek yok.
ISLAK TEKNİK YA DA TUMESCENT (TÜMESAN)
TEKNİĞİ: Ameliyata başlamadan önce
yağlar içlerine su ile verilerek
şişiriliyor. Bu artık olmazsa olmaz olarak
kabul edilen bir teknik. Benim bildiğim
kadarı ile tumesan teknik kullanmayan
plastik cerrah kalmadı. Bu sıvı içerisinde
kanamayı durduran (adrenalin), ağrıyı kesen
lokal anestetikler (lidocain) gibi ilaçlar
var.
NE FARKLARI VAR??? LIPOPLASTY –
LIPOSCULPTURE – LIPOSHAPING – LIPOSUCTION...
Sizi şaşırtmak istemem ama aslında hiç bir
farkları yok. Alınan yağların bir kısmının
yağ enjeksiyonu metodu ile başka yerlere
geri verilmesinin de işin içine girdiği
varsayılarak bu isimler üretildi. Bu isimler
bilimsel olmaktan çok ticari. Yapılan işlem
hepsinde aynı: yağları almak.
LIPOSUCTION KİMLER İÇİN UYGUN?
Bu ameliyatta amaç belli yerlerde toplanan
ve ne kadar rejim, spor yapılırsa yapılsın
verilemeyen yağları almak. En tipik örnek
hanımların kalçalarının alt – yanlarında
biriken basenler. Yapısal bir yağlanma şekli
olan bu basen yağları ne kadar kilo
verilirse verilsin inatla erimez.
Liposuction bu tür fazlalıkları almak için
ideal bir çözüm.
Aşırı kilolu insanların bu ameliyat ile
zayıflamalarını beklemek ise çok gerçekçi
değil. Liposuction ile bir miktar yağ
alınabilir ama gerçekten şişman insanın
zayıflatılmasını beklemek gerçekçi olmaz.
Bir konuya daha değinmek gerekiyor.
Liposuction sadece yağları alan bir teknik.
Dolayısı ile yüzeydeki deriye çok az etki
ediyor. Yağların oluşturduğu gerginlik
azalınca derinin kendi kendine gerginleşerek
yeniden şekillenmesi gerekiyor. Eğer deri
elastik yapısını kaybetmişse yağlar
alındıktan sonra sarkması çok kötü bir
görüntüye sebep olabilir. Örneğin üç
doğumdan sonra karnınızın altında sarkıklık
ve derin çatlaklar oluştuysa liposcution
sonrası bu bölgenin içi boşalmış bir halde
sarkması neredeyse kesin.
Özetle bu ameliyat cildinde çatlak, sarkma
gibi problemler olmayanlar için uygun.
En iyi sonuç alınan hastalar genellikle en
fazla bir doğum yapmış, en fazla orta
yaşlarda, aşırı kiloları olmayan hanımlar ya
da belindeki “simitten” kurtulmak isteyen
normale yakın kilolu erkekler.
LIPOSUCTION HANGİ BÖLGELER İÇİN UYGUN?
Her yerden yağ alınabilir. Ama belli yerler
bu ameliyat için çok uygun iken bazı
yerlerde aksine hiç uygun değiller.
EN UYGUN YERLER:
• Erkeklerde en uygun bölge bel
çevresi ve karın, yani “simit”, “love handle”
gibi isimler takılan yerler. Boyun altı
(gıdı).
• Kadınlarda yine karın ve bel,
kalçalar, basenler, diz içleri ve bacakların
iç ve üst kısımları, ayak bilekleri, yine
boyun altı (gıdı), kol altları, sırt.
UYGUN OLMAYAN YERLER:
Bacakların ön yüzü ve kalçaların alt
kısımları. Buradan biraz fazla yağ alınırsa
çökmeler olması çok olası. Mümkünse
almamakta fayda var.
ERKEKLER İÇİN LIPOSUCTION
Türkiye’de erkekler artan bir şekilde
estetik cerrahi yaptırıyorlar. Bütün erkek
kuaförlerinde pedikür yapıldığını
düşünürseniz buna da şaşmamak gerek (kadın
erkek eşitliğini hep tek taraflı düşünmemek
lazım). Türk erkeklerinin en sık
yaptırdıkları estetik ameliyat burun
ameliyatı. İkinci sırada da liposuction
geliyor.
Erkeklere yapılan liposuction
kadınlarınkinden biraz farklı. Bir kere
erkeklerin yağlanma bölgeleri sadece göbek
deliği etrafı, karın ve her iki yanda bel
bölgesiyle sınırlı. Bu yağların altında, en
zayıf erkekte bile hatırı sayılır bir karın
kası kütlesi var. Dolayısı ile bu ameliyatta
amaç göbek bölgesindeki yağların mümkün olan
en çoğunu almak. Kadınlarda bütün yağları
almak çok erkeksi ve kaslı bir görüntü
yaratabileceği için genellikle daha az yağ
alınıyor.
Bu ameliyat için ideal erkek tipi spor yapan
ama düzensiz ve yüksek kalorili beslenen,
kilosu normalin biraz üzerinde erkekler.
Erkek derisinin kendini toparlama yeteneği
de çok iyi olduğu için bu hastaların bel
“simitlerini” tamamen almak mümkün.
Amaç kasları ortaya çıkarmaktır. Deri altı
yağ dokusu inceldikçe orta hatta duran ve
“baklava baklava” gözüken kasları ortaya
çıkarmak mümkün.
AMELİYAT İÇİN EN DOĞRU ZAMAN
Rejim ile kilo veriyorsanız bu ameliyatı
kilo vermeyi bitirdiğiniz zaman erteleyin.
Bunun tek istinası rejimi sırasında daha
fazla kilo veremediğinizi hissederseniz
olabilir. Rejim yapan insanların ne büyük
sorunu motivasyonlarını kaybetmek oluyor. Bu
durunda ameliyat biraz öne çekilebilir.
Veremediğiniz yağların azaldığını ve vücut
şeklinizin değiştiğini görünce yeniden
motive olabilirsiniz. Ama önce ameliyat
olayım ve motive olayım diye düşünmeyin.
Benim tecrübem, ameliyat öncesinde hiç kilo
vermeyen hastalar ameliyattan sonrada kilo
vermiyorlar ve sadece ameliyatla
kurtuldukları yağlara razı oluyorlar. Ama
kendisi kilo veren hastalarım ameliyat
sonrasında bu çabalarına devam ediyor.
Anneler için ideal zaman birinci yılın sonu.
Bu sürede hem anne verebileceği kiloları
vermiş oluyor hem de sarkıklığın ve
çatlakların derecesi tam olarak ortaya
çıkıyor.
Bu ameliyat daha sonraki hamilelikler için
bir problem de teşkil etmiyor ama çok yakın
bir tarihte yeni bir gebelik planlanıyorsa
bu ameliyatı ertelemekte fayda var. Yeni bir
hamilelikte yeni deformasyonlar ve kilolar
oluşacağını göz önüne almak ve tedaviyi
ikinci hamilelikten sonraya bırakmak daha
doğru.
AMELİYATTAN ÖNCE VE SONRA EK BİR TEDAVİ
GEREKİYOR MU?
Gerekli demek doğru olmaz ama ameliyat
öncesi ve sonrası lenf drenajını hızlandıran
“endomoloji” tedavileri, örneğin lenf drenaj
masajı ya da LPG çok faydalı oluyor.
Hastaların ameliyat sonrası kendi
kendilerine bir masaj yapmaları bile alınan
sonuçları ve iyileşme hızını etkiliyor.
KOMPLİKASYONLAR VE
ÇIKABİLECEK SORUNLAR
Her ameliyatta olduğu gibi bu ameliyat için
de korkulan komplikasyonların başında,
kanama ve enfeksiyon var.
Bu tür ameliyatlarda ciddi bir kanama olması
olasılığı yok ama morarma şeklinde basit
hematomlar görülebilir.
Ameliyattan sonra beşinci gün civarında
oluşan kızarıklık, ateş ve şişlik enfeksiyon
habercisi olabilir. Çözüm enfeksiyonun
temizlenmesi ve tabii antibiyotik tedavisi
olacaktır.
Cilt kaybı, yine nadir olmasına rağmen
görülebilecek komplikasyonlar arasındadır.
Daha çok aynı bölgeye ikinci kez ve çok
kapsamlı bir liposuction yapıldığında
görülebilir. Tek bir sigara bile bu
olasılığı arttıracaktır. Sakın bir şey olmaz
diye sigaraya başlamayın. Her ameliyattan
sonraki ilk iki haftanın kritik olduğunu
unutmayın.
|