Tüp bebek uygulaması
-
Tüp bebek
için başvuran çiftlerle, ilk
olarak tanışma ve değerlendirme
görüşmesi yapılır, gerekli olan
tetkikler planlanır. Daha sonra
tetkiklerin sonuçlarına göre o
çifte ait uygun bir tedavi
yöntemi tespit edilir. Çifte,
tüp bebek hakkında daha
ayrıntılı bilgi verilir.
-
Yumurta
geliştirme aşamasında, kadının
yaşı, adet durumu ve hormonal
tablosuna göre kısa veya uzun
ilaç kullanımı seçilir. Uzun
programda, üreme ile ilgili
mekanizmaların baskılanması için
yaklaşık 8-10 gün süren bir ön
tedavi (Lucrin) uygulanır. Her
iki yöntemde adetle birlikte
yumurta üretimi uyaran ilaçlar
(Puregon, Gonal-F, Menogon)
kullanılmaya başlanır.
Tüp bebek
tedavisinde ilaçların kullanımı
sırasında, yumurta üretimini istenen
düzeyde tutabilmek için, giderek
sıklaşan aralıklarla ultrason ve
hormon takipleri yapılır ve
gerekirse ilaç dozu değiştirilir.
Yaklaşık 10-12 gün içinde yumurta
gelişimi istenilen düzeye gelir.
Yumurta hücrelerinin son olgunlaşma
aşamalarına gelmelerini sağlayan bir
ilacın (Pregnyl, Profasi)
uygulanmasından yaklaşık 35-36 saat
sonra yumurta toplanması planlanır.
Bu işlem için çiftlerden belirlenen
saatte hastaneye gelmeleri istenir.
Program sırasında,
bir kez yumurta toplama, bir kez de
embriyo transferi sırasında olmak
üzere toplam iki kez, sabah gelip
akşam gitme şeklinde hastanede
kalınır.
-
Yumurta toplama
işlemi, hafif bir genel anestezi
altında ve ameliyathane
koşullarında vaginal yoldan özel
bir iğne ile, ultrasonografi
kontrolunda uygulanır. Aynı gün
sperm de alınır. Erkeğin program
süresince, sadece spermin
alındığı gün hastanede bulunması
yeterlidir. Yumurta toplandığı
gün, oluşması beklenen gebeliğe
destek vermek üzere bazı
yardımcı ilaçlara başlanır.
-
Laboratuar
şartlarında döllenme sonrası
(icsi, mikroenjeksiyon, ivf)
oluşan embriyolar, yumurta
toplama işleminden en erken 2
gün sonra, genellikle 3. gün
kadının rahimi içine ince bir
plastik aletle transfer edilir.
Embriyo transferi, ağrısız, kısa
süren ve anestezi gerektirmeyen
bir işlemdir. Birkaç saat
hastanede dinlenmeyi takiben,
hasta evine gidebilir. Embryo
gelişimini desteklemek için
ilaçların kullanımı devam eder.
Çok sayıda iyi
gelişmiş embriyosu olan çiftlere iki
seçenek sunulur.
-
Üçüncü gün
embriyo transferi
yapıldıktan sonra kalan
embryoların dondurulması
-
Beşinci gün
transfer. Bu, bazı özel durumlar
için uygulanır. Embryo dondurma
şansı daha azdır.
-
Embriyo transferinden 12
ve 14 gün sonra toplam iki kez
kanda gebelik testi yapılır.
Gebelik testi negatif sonuç
verirse progesteron tedavisi
kesilir ve birkaç gün içinde
görülen adetle program sona
erer.
Gebelik testi pozitif çıkarsa
progesteron tedavisine devam
edilir. Testlerden bir hafta
sonra gebelik kesesinin
görülmesi, bundan bir hafta
sonra da bebek kalp
hareketlerinin görülmesi vaginal
yolla yapılan ultrasonografik
muayenede mümkün olur.

IVF
(Tüp bebek):
Kadının yumurtası ve erkeğin
sperminin vücut dışına alınarak
laboratuvar şartlarında ve bazı özel
plastik kaplar içinde bir araya
getirilerek, döllenmenin
sağlanmasıdır. İşte, bu vücut
dışında yapılan işleme IVF (in vitro
fertilizasyon) veya tüpbebek denir.
Vakaların % 10-15’inde yumurtaların
tümü bu yöntemle döllenmeyebilir. Bu
nedenle daha az kullanılmaktadır.
Daha önce gebe kalmış ve doğurmuş
kadınlarda daha başarılı olmaktadır.
1970’lerin başında rahim kanalları
kapalı olan kadınların çocuk sahibi
olabilmeleri için geliştirilmiş
olan bu yöntem ilk tüp bebek
olan Louise Brown’ın 1978’de doğması
ile popülarite kazanmıştır.
Kullanıma giren ilk yöntem olmasi
dolayısıyla halk arasında kısırlık
tedavileri içinde en bilinenidir.
ICSI
(
İntra sitoplazmik sperm enjeksiyonu
=
Mikroenjeksiyon):
Sperm
hücrelerinde ileri derecede sayı,
hareket ve şekil bozukluğu görülen
erkekler için geliştirilmiş bir
yöntemdir. IVF ile döllenme elde
edilemeyen vakalarda da kullanılır.
Mikroinjeksiyon işlemi, özel bir
mikroskop kullanılarak her bir
yumurtanın içine seçilmiş bir adet
sperm hücresinin yerleştirilmesidir.
Tüp bebek te kullanılan bir
tekniktir.
TESA
(Testiküler sperm aspirasyonu) ve
TESE
(Testiküler sperm
ekstraksiyonu):
Verdiği örneklerde hiç sperm
hücresine rastlanmayan, ancak testis
lerinde sperm yapımı olan
hastalarda, spermin testislerden
iğne veya biyopsi ile alınarak icsi
de olduğu gibi kullanılmasıdır.
Embriyo:
Kadın
yumurtasının sperm hücresi ile
birleşmesi sonucu oluşan insan
yavrusu taslağına embriyo denilir.
Önce 2 hücreli olarak yaşama
başlayan embryo hızla bölünerek
hücre sayısını artırır ve genellikle
döllenmeden 5-7 gün sonra rahim
içindeki dokuya (endometrium)
tutunur. Burada gelişmesi devam
ettikçe plasenta (eş) adı verilen
doku aracılığı ile anneden
beslenmeye başlar ve bu arada kendi
varlığını belli eden bir hormon
salgılar. Bu hormonun anne kanında
veya idrarında tesbit edilmesi için
gebelik testi yapılır (hcg testi).
Assisted Hatching
(Embriyo zarının inceltilmesi):
Normal
şartlarda embriyo, rahime
tutunmasından hemen önce, çevresini
koruyucu olarak saran tabakadan
(zona) kurtulur. Zona tabakasının
ileri derecede kalın olması halinde,
embriyo bu tabakadan dışarı çıkamaz
ve rahime tutunamaz. Bu durumda
embriyo rahime verilmezden önce zona
tabakasının bir kenarından
inceltilmesinin, gebelik şansını
artırdığı ileri sürülmektedir.
Ancak, bu teknikle embriyonun
zedelenme ihtimali az da olsa
vardır.
Blastosist transferi (Geç
dönemtransfer-5. gün transfer):
Anne
ve babadan alınan üreme hücrelerinin
birleşmesi ile embriyo denilen yeni
bir yapı ortaya çıkar. Embriyo
sürekli bölünerek hücre sayısını
arttırır. Genellikle embriyo, anne
adayından yumurta toplandıktan
sonraki üçüncü gün, yaklaşık 7-8
hücreli safhada iken rahim içine
yerleştirilir (embryo transferi).
Her zaman uygulanmamakla birlikte
kaliteli embriyo sayısı fazla ise
embriyo gelişimi daha ileri
safhalara kadar takip edilerek daha
geç bir günde (en geç 5. gün)
embriyo transferi uygulanabilir.
Böylece, embriyolardan daha iyi
gelişenleri seçme şansı olabilir,
transfer ve rahime tutunma
arasındaki süre kısaltılmış olur.
Embriyonun doğal ortamına dönüşünü
geciktirmesi ve kalan embriyoların
dondurulması şansını azaltması, bu
uygulamanın olumsuz yönleridir.
Ancak çok sayıda yumurta ve embryo
gelişenlerde uygulanabilecek bir
yöntemdir.
Embriyo dondurulması (Cryopreservation):
Embriyo transferi tamamlandıktan
sonra elde kalan iyi kalitede
embriyolar özel bir teknikle
dondurularak, daha sonra kullanılmak
üzere saklanabilir. Donma ve çözülme
sırasında kalitesini koruyabilen
embriyolardan oluşan bebeklerin özel
bir sağlık sorunları olmamaktadır.
Ülkemizdeki ÜYTEM yönetmeliği
embriyoların 3 yıl saklanmalarına
izin vermektedir. Dondurulmuş
embryoların transferi taze embryo
kadar verimli olmamaktadır. Çünkü,
donma işleminden açılan embryoların
yaklaşık % 30-50’ si ölmektedir.
Preimplant genetik tanı (PGD):
Embriyonun 8 hücreli safhasında bir
veya iki hücrenin embriyodan
alınarak genetik tetkik için
kullanılması embriyonun gelişimine
engel olmaz. Alınan bu hücreler
kromozomal olarak incelenebilir ya
da ailede bilinen genetik bir
hastalık var ise, bu hastalık
yönünden tetkik edilebilir. Sonuçta
uygun nitelikte olan embriyolar,
transfer için seçilir. Bu yöntemde
gebelik şansı yarı yarıya azalmakla
birlikte genetik hastalıklar için
olumlu sonuçlar sağlar. Bu
uygulamayı yapmak her hastada mümkün
olmamaktadır.